Konu: EPA 'nın VW'ye çıkardığı $18Milyarlık egzos testi davasında bit yeniği ihtimali?  (Okunma sayısı 6149 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Çevrimdışı Y.Headshot

  • Scirocco Gurusu
  • *****
  • İleti: 2642
  • Yaş: 26
  • Yer: Ankara
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Oca 2013
« Yanıtla #15 : 25 Eylül 2015, 19:26:43 »
BMW ' den Basin Aciklamasi An itibariyle geldi;

https://www.press.bmwgroup.com/global/pressDetail.html?title=bmw-group-statement-concerning-the-current-discussion-of-diesel-engines&outputChannelId=6&id=T0235742EN&left_menu_item=node__803&forceStandardPage=true

Kendinden çok emin bir şekilde bütün araçların yasal olarak geçtiğini , auto bild vs gibi dergilerin hiçbir kanıtları olmadıklarını fakat X3 hakkında böyle bir söylenti olduğunu dile getirmişler. Bu olayla beraber birçok diğer Alman markaları çukurun içine çekilmeye çalışıyor diye düşünmekteyim. Daha önceden de belirttiğim gibi BMW kesinlikle bu iddiayı reddediyor VW anında itiraf ederken ve kendilerinden kesinlikle eminler yazılanlara bakılırsa.... Ama bir hile varsa ki zannetmiyorum hepsi teker teker çeksin cezasını
« Son Düzenleme: 25 Eylül 2015, 19:28:27 Gönderen: Y.Headshot »

Megane Coupe RS BodyK... (in use)
BMW F30 320d Sportline SOLD

Çevrimdışı Emre_A

  • Harbour
  • *****
  • İleti: 1038
  • Yaş: 40
  • Yer: Ankara
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Tem 2012
« Yanıtla #16 : 25 Eylül 2015, 20:40:51 »
ya abd ye birkac kere gittim cok kesin bilgi olmamakla beraber dizel istasyon nadir bulunuyor benim gordugum ve mazot daha pahalı. benzinli kamyonların oldugu bir ulkeye neden tdi arac surersin ki?

Çevrimdışı tismo

  • In Production
  • **
  • İleti: 205
  • Üyelik Tarihi: Ksm 2011
« Yanıtla #17 : 25 Eylül 2015, 21:07:40 »

ya abd ye birkac kere gittim cok kesin bilgi olmamakla beraber dizel istasyon nadir bulunuyor benim gordugum ve mazot daha pahalı. benzinli kamyonların oldugu bir ulkeye neden tdi arac surersin ki?

Hocam benim merak ettiğimde tam olarak bu. Milletin 40-50 dolara benzin deposu doldurduğu yerde neden dizelde böyle bir işe girersin (eğer girdiysen). VW'nin ABD pazar payı ne kadar onu geçtim dizel payı ABD'de ne kadar ki yani.

Çevrimdışı Y.Headshot

  • Scirocco Gurusu
  • *****
  • İleti: 2642
  • Yaş: 26
  • Yer: Ankara
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Oca 2013
« Yanıtla #18 : 25 Eylül 2015, 22:33:21 »
Hocam benim merak ettiğimde tam olarak bu. Milletin 40-50 dolara benzin deposu doldurduğu yerde neden dizelde böyle bir işe girersin (eğer girdiysen). VW'nin ABD pazar payı ne kadar onu geçtim dizel payı ABD'de ne kadar ki yani.

Dünyanın her yerine pazarlama yapabildiğini göstermek maksat. Amaç kar değil marka imajını yükseltmek. Adamlar zaten diğer ülkelerden dünyanın parasını kazanıyor. Scirocco'nun ABD pazarında olmayışından mütevellit birçok scirocco hastası VW'e mail atar, birçok kuruluş eleştirir ve sonunda Scirocco'yu da ABD pazarına soktular ciddi bir kar yapılmayacağı belli olsa bile...
« Son Düzenleme: 25 Eylül 2015, 22:36:22 Gönderen: Y.Headshot »

Megane Coupe RS BodyK... (in use)
BMW F30 320d Sportline SOLD

Çevrimdışı revivo73

  • Transport
  • ****
  • İleti: 854
  • Yaş: 45
  • Yer: Bursa
  • Cinsiyet: Bay
  • Mazda RX-8
  • Üyelik Tarihi: Şub 2013
« Yanıtla #19 : 26 Eylül 2015, 00:47:29 »
Peki ortada komplo varsa neden amerikanın suçlamasından sonra VW çıkıp da hatasını kabul ederek özür diledi? Bence komplo teorileri üretmeye gerek yok. Tamam şu anda herkes bu durumdan faydalanıp alman otolarının ayağını kaydırmaya çalışıyor fakat bu bi iddia ile yapılmıyor. Ortada somut delil var.

Tabi dediğiniz doğru alman ekonomisi büyük bir darbe alacak ve bu da birilerinin işine yarayacak.

Aslında bu olay için komplo teorisi üretmeye gerek yok çünkü Almanlar istese bile kandırık birşey yapmaz, kural ve yasalara dünyada en çok uyan millettir, 1 sene orada yaşadım yakınen biliyorum fakat dünya da biliyor ve  ortada garip bir çelişki var. koskoca firması VW böyle bir cinlikle daha çok araba satmaya kalkışsın, inanılacak durum değil. Amerika belge kanıt sunar, medyaya servis eder, Amerika'nın son 150 yıldır en iyi yaptığı şey o zaten, I.Dünya savaşına Amerika halkı kesinlikle girmeyi düşünmüyorken 1916'da medya bir kampanya başlatmış 6 ayda tüm Amerikalılar korkunç sekilde savaşa girmek istemiş, medya her türden şeyi yapar yani.

Sonuçta Amerika'nın dünyada trilyonlarca 'karşılıksız' doları dolaşıyor ve birgün o dolarların patlamaması için Amerika 'nın yapmayacağı şey yok. Almanya ise bu açıdan tam zıt, bütçe fazlası veren Avrupa'da da değil dünyadaki tek büyük ülke ve tüm parasının karşılığı var; Avrupa'nın Hollanda hariç ve İngiltere istisna tüm ülkeleri Almanya'nın avucuna bakıyor. VW skandalı bu durumu değiştirmek için düzenlenmiş bir planın ilk adımı olabilir. Tabi olmayabilir de, kesin konuşamam, belki tüm olay insanların ve doğanın sağlığını acaip cok düşünen Amerika'nın haklı bir davası da olabilir, bu ihtimal de var ve  öyle olmasını ben de isterim aslında;
Bursa

Çevrimdışı Y.Headshot

  • Scirocco Gurusu
  • *****
  • İleti: 2642
  • Yaş: 26
  • Yer: Ankara
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Oca 2013
« Yanıtla #20 : 26 Eylül 2015, 00:58:25 »
Aslında bu olay için komplo teorisi üretmeye gerek yok çünkü Almanlar istese bile kandırık birşey yapmaz, kural ve yasalara dünyada en çok uyan millettir, 1 sene orada yaşadım yakınen biliyorum fakat dünya da biliyor ve  ortada garip bir çelişki var. koskoca firması VW böyle bir cinlikle daha çok araba satmaya kalkışsın, inanılacak durum değil. Amerika belge kanıt sunar, medyaya servis eder, Amerika'nın son 150 yıldır en iyi yaptığı şey o zaten, I.Dünya savaşına Amerika halkı kesinlikle girmeyi düşünmüyorken 1916'da medya bir kampanya başlatmış 6 ayda tüm Amerikalılar korkunç sekilde savaşa girmek istemiş, medya her türden şeyi yapar yani.

Sonuçta Amerika'nın dünyada trilyonlarca 'karşılıksız' doları dolaşıyor ve birgün o dolarların patlamaması için Amerika 'nın yapmayacağı şey yok. Almanya ise bu açıdan tam zıt, bütçe fazlası veren Avrupa'da da değil dünyadaki tek büyük ülke ve tüm parasının karşılığı var; Avrupa'nın Hollanda hariç ve İngiltere istisna tüm ülkeleri Almanya'nın avucuna bakıyor. VW skandalı bu durumu değiştirmek için düzenlenmiş bir planın ilk adımı olabilir. Tabi olmayabilir de, kesin konuşamam, belki tüm olay insanların ve doğanın sağlığını acaip cok düşünen Amerika'nın haklı bir davası da olabilir, bu ihtimal de var ve  öyle olmasını ben de isterim aslında;

Sağlık konusunda nutuk atabilecek ülkelerin başında Amerika'nın gelmediği aşikar. Fakat yine de Almanya'nın pazar payını düşürmek amaçlı bir komplo varsa bunca yıldır herkes herşeyden bihaber miydi ? Kimse mi ötmedi bu hileyi birilerine şimdi tehdit olarak görüp almanları pazardan yok etme çalışması mı başlattılar ? Ayrıca Amerika'nın kendi ürettiği dizel araçlar bu testlerden sıfır sorun mu geçiyor niye böyle bir topa girsin ki diye düşünüyorum. Olay Amerika'nın bir pisliği değilse VW'nin sırf böyle bir hile yapmak için Ar-ge ortamı kurup bu yazılıma para harcaması da gülünç bişey amk. O paraları ar-ge'ye yatıracağınıza testten geçecek dizel üretseydiniz diyo insan... Sorun VW kalitesi ya da ıvırı zıvırı değil. Başındaki kurnaz yöneticiler s...çtı işin içine...
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2015, 01:12:36 Gönderen: Y.Headshot »

Megane Coupe RS BodyK... (in use)
BMW F30 320d Sportline SOLD

Çevrimdışı Lytic

  • Transport
  • ****
  • İleti: 881
  • Yaş: 24
  • Yer: ANKARA
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Nis 2015
« Yanıtla #21 : 26 Eylül 2015, 01:02:58 »
insanların ve doğanın sağlığını acaip cok düşünen Amerika'nın haklı bir davası

Sesli güldüm ;D ;D

Dediğiniz gibi amerika medyayı istediği gibi yönetip belli bir algı oluşturmuş olabilir. Vw olaylar patlak verdikten hemen sonra durumu kabul etmeseydi ben de öyle düşünürdüm.

Hiçbişey değil hava kirlilğiymiş, insan sağlığıymış falan... VW bi bok yedi ve şimdi başta amerika olmak üzere otomobil üreticisi ülkeler bu açıktan faydalanarak VW ni ve dolaylı yoldan almanyayı vurmaya çalışıyor  ::)

Ekleme: Bir de VW nin 'clean diesel' reklamı/kampanyası ile araçlarını satıp şimdi de böyle adının çıkması iyice sıvadı malesef :(
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2015, 01:04:43 Gönderen: OzanPolat »
2015 VW Scirocco 160 ps Man.

Fırtına mavisi, cam tavan, 18' Interlagos, bi-xenon, ayna paketi, geri görüş kamerası

Çevrimdışı Y.Headshot

  • Scirocco Gurusu
  • *****
  • İleti: 2642
  • Yaş: 26
  • Yer: Ankara
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Oca 2013
« Yanıtla #22 : 26 Eylül 2015, 01:21:21 »
Olayı direk Amerika yaptı diyen insanlar var yabancı forumlarda. Amariga'nın bir oyunu olmadığını şurdan anlayabiliriz. VW bu olayı direk itiraf etti ve afedersiniz bu sefer işin içine s..tık gibi bir cümleyi Amerika dünya devi bir firmanın Ceo'larına kurdurtturamaz.  Şirket batana kadar bok sürdürmemek adına inkar ederlerdi.Ülkeler arası savaş çıkar mk var mı böyle bişey. VW Almanya'nın hazinesi konumunda. Adamlar avrupaya araç satıyo bol bol Amerika'ya böyle bir engeli aşmak için gta oynarken ölümsüzlük şifresi yazmak gibi bir olaya girişmişler ama Amerika West Virginia bunları busted yapmış bu kadar basit...  Porsche'un da hissesi düştü amk baya.... Amerika'nın işine gelir tabi bu olay ora ayrı konu
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2015, 01:32:17 Gönderen: Y.Headshot »

Megane Coupe RS BodyK... (in use)
BMW F30 320d Sportline SOLD

Çevrimdışı revivo73

  • Transport
  • ****
  • İleti: 854
  • Yaş: 45
  • Yer: Bursa
  • Cinsiyet: Bay
  • Mazda RX-8
  • Üyelik Tarihi: Şub 2013
« Yanıtla #23 : 26 Eylül 2015, 04:15:07 »
 
Olayı direk Amerika yaptı diyen insanlar var yabancı forumlarda. Amariga'nın bir oyunu olmadığını şurdan anlayabiliriz. VW bu olayı direk itiraf etti ve afedersiniz bu sefer işin içine s..tık gibi bir cümleyi Amerika dünya devi bir firmanın Ceo'larına kurdurtturamaz.  Şirket batana kadar bok sürdürmemek adına inkar ederlerdi.Ülkeler arası savaş çıkar mk var mı böyle bişey. VW Almanya'nın hazinesi konumunda. Adamlar avrupaya araç satıyo bol bol Amerika'ya böyle bir engeli aşmak için gta oynarken ölümsüzlük şifresi yazmak gibi bir olaya girişmişler ama Amerika West Virginia bunları busted yapmış bu kadar basit...  Porsche'un da hissesi düştü amk baya.... Amerika'nın işine gelir tabi bu olay ora ayrı konu

VW CEO 'su Amerika'nın adamıysa? Ki bence öyle, 3-5 gün ortalıkta hayalet gibi dolaştı sonra istifa edip cekip gitti! Bu nasıl bir CEO ki bakkaldan çiklet çalarken yakalanmış velet gibi ; Almanya Avrupa'nın patronu, VW de Avrupanın en büyük otomobil üreticisi bu da onun en tepesindeki kişi olacak adama bakın; böyle ödlek böyle ruhsuz bir kişi  VW'nin CEO'su değil olsa olsa Amerika'nın adamı olabilir.

bir egzos testi ile başlayan tüm bu gelişmeler Amerika'nın işine geliyor ancak Amerika'yı yüceltecek şekilde değil bu, batan Amerika'nın beraberinde başka ülkeleri de batırma girişimi bence. Hani olur ya sınavda 100 üzerinden 10 alan öğrenci, sınıfın iyi öğrencisi 90 alırken, o 90 almasın o da düşük birşeyler alsın isteğinin gerçekleşmesi gibi birşey.

Almanya GoldMark "Altın Mark" adında bir para birimi çıkartıyor, altın mark demek direkt altına bağlı para demek. Amerika 'nın yeşil dolarlarını dünyadaki tüm büyükbaş hayvanların dışkısına bağlasan bile karşılığını tutturamazsın (cunku dünyada trilyonlarca dolar varken o kadar sayıda hayvan yok)

Bu olaydan sonra geçen sene Ukrayna'daki savaş çıkarma girişimleri, Yunanistan'ın borç krizi, İsviçre Frangının aşırı değerlenmesine yönelik operasyonlar ve en son Suriye'den milyonlarca kişinin Almanya hedef olacak şekilde mülteci akını yapmasını da bambaşka açıdan değerlendirmeye başladım. Dikkat edilirse tüm bu gelişmeler hepsi sanki kendiliğinden oluyormuş gibi başladı fakat neden hepsi Avrupa Birliği'ni bozacak türde şeyler, nasıl tesadüfse şimdi de Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi bir egzos testi bahanesiyle adeta içerden dinamitle patlatılacak neredeyse! Bunlar tesadüf veya kendiliğinden olan doğal şeylerden cok özel ayarlı planlı şeyler gibi planlayansa Amerika konumunu koruyabilmek için başvurduğu yöntemler.
Bursa

Çevrimdışı ΤενҒіκ Έʀκ

  • ADMINISTRATOR
  • Scirocco Gurusu
  • *****
  • İleti: 8844
  • Yaş: 49
  • Yer: TEKIRDAG
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Ara 2010
    • www.sciroccom.com
« Yanıtla #24 : 26 Eylül 2015, 08:00:39 »


VW CEO 'su Amerika'nın adamıysa? Ki bence öyle, 3-5 gün ortalıkta hayalet gibi dolaştı sonra istifa edip cekip gitti! Bu nasıl bir CEO ki bakkaldan çiklet çalarken yakalanmış velet gibi ; Almanya Avrupa'nın patronu, VW de Avrupanın en büyük otomobil üreticisi bu da onun en tepesindeki kişi olacak adama bakın; böyle ödlek böyle ruhsuz bir kişi  VW'nin CEO'su değil olsa olsa Amerika'nın adamı olabilir.

bir egzos testi ile başlayan tüm bu gelişmeler Amerika'nın işine geliyor ancak Amerika'yı yüceltecek şekilde değil bu, batan Amerika'nın beraberinde başka ülkeleri de batırma girişimi bence. Hani olur ya sınavda 100 üzerinden 10 alan öğrenci, sınıfın iyi öğrencisi 90 alırken, o 90 almasın o da düşük birşeyler alsın isteğinin gerçekleşmesi gibi birşey.

Almanya GoldMark "Altın Mark" adında bir para birimi çıkartıyor, altın mark demek direkt altına bağlı para demek. Amerika 'nın yeşil dolarlarını dünyadaki tüm büyükbaş hayvanların dışkısına bağlasan bile karşılığını tutturamazsın (cunku dünyada trilyonlarca dolar varken o kadar sayıda hayvan yok)

Bu olaydan sonra geçen sene Ukrayna'daki savaş çıkarma girişimleri, Yunanistan'ın borç krizi, İsviçre Frangının aşırı değerlenmesine yönelik operasyonlar ve en son Suriye'den milyonlarca kişinin Almanya hedef olacak şekilde mülteci akını yapmasını da bambaşka açıdan değerlendirmeye başladım. Dikkat edilirse tüm bu gelişmeler hepsi sanki kendiliğinden oluyormuş gibi başladı fakat neden hepsi Avrupa Birliği'ni bozacak türde şeyler, nasıl tesadüfse şimdi de Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi bir egzos testi bahanesiyle adeta içerden dinamitle patlatılacak neredeyse! Bunlar tesadüf veya kendiliğinden olan doğal şeylerden cok özel ayarlı planlı şeyler gibi planlayansa Amerika konumunu koruyabilmek için başvurduğu yöntemler.

En cok alman tasarruf eder ama en sonunda kaybeden hep alman olur.. Ortadoguda her tasin altindan alman cikar .. Balkanlarda her tasin altindan alman cikmadi mi ? Cikti .. Yunana borcu veren tahsil edemeyen alman, simdide silecek olan yine alman ;) 1. Dunya savasindan once ingilizlere kafa tutan bagdata demir yolu doseyen alman tepelenen yine alman, 2. Dunya savasinda ruslara ingilizlere fransizlara diklenen alman tokadi yiyip yerine oturan yine alman.. Kendi parasini 10 larca kez tuvalet kagidi yapan yine alman.. Yanardag misali patliyor yakip yikiyor yeniden yeseriyor :) e gunumuzde artik almanin siyasi manupulatorluk ve arkadan is cevirme disinda yapacagi tek sey araba falan kalmisti yine tokadi yedi :) bu almanin petrolu yok dogal gazi yok ordusu yok ( asker yasak savas suclusu ) silikon vadisi gibi bir teknolojisi de yok.. E 100 yil once abd dolari ile esitledigi yahudi altinlarida abd nin karsiliksiz bastigi dolarlar karsisinda tukendigi bir dunyada yaptigi en iyi sey yapabildiginin en iyisini yapmak, disiplinli olmak, canak antenin capindan portakalin capina kadar herseyi standarta baglayip bizim tabirimizle tam bir almanci guruh yaratmak oldu.. Gunumuz dunyasinda hindistan cin abd rusya japonya denklemine ab giremiyor almanya yi sokarlar mi ? O defteri zaten 1918 de 1950 de kapamislar bidaha acmazlar..


Sent from my iPhone using Tapatalk

Çevrimdışı ΤενҒіκ Έʀκ

  • ADMINISTRATOR
  • Scirocco Gurusu
  • *****
  • İleti: 8844
  • Yaş: 49
  • Yer: TEKIRDAG
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Ara 2010
    • www.sciroccom.com
« Yanıtla #25 : 26 Eylül 2015, 08:24:26 »
Bugunku hurriyet konuyu kronolojik olarak vede benimde daha onceki postlarimda yazdigim yakit fiyat vergi acisindan incelemis ...

""""""

ABD’deki emisyon testlerinde manipülasyon yaptığı tespit edilen Volkswagen’in yarattığı skandal dizel yakıtın kaderini de etkileyecek. İnsan sağlığına zararlı olduğu konusunda uzun süredir tartışılan ‘dizel’in son skandalla birlikte yavaş yavaş sonunun geldiğine inananların sayısı hızla artıyor.
ALMAN otomotiv devi Volkswagen Grubu’nun CEO’su Martin Winterkorn’un istifası ile dünyanın en önemli gündem maddesi haline gelen ‘emisyon skandalı’, sadece otomotiv firmalarını değil, otomobil yakıtı olarak dizelin kaderini de etkileyebilecek güçte bir hadise. Yaşanan skandal otomotiv tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Özellikle hibrit (melez) ve elektrikli otomobil teknolojileri ki son dönemde Apple ve Google’nin de bu konuda çalışma yaptığını biliyoruz, işin asıl kazananları bu alana yatırım yapanlar olabilir. Bu görüş benim kişisel görüşüm değil, şu an skandal üzerine yazılan tüm analizlerde bu cümleyi görmek mümkün. Niye mi çünkü dizel yakıt ve araçlar zaten kamuoyu ve çevreciler tarafından hep tartışıldı ve hep bir kırmızı bir hattaydı. Volkswagen skandalı da bu noktada dizelin işini gerçekten çok zorlaştırıp çok daha şiddetli tepki çekmesini sağladı ve daha da sağlayacak gibi... Otomotiv sektörü yetkilileri dizelin ölmesinin ekonomiler için büyük bir felaket olacağını belirtirken, uzmanlar ise yavaş yavaş bu ölümün gerçekleşeceğine inanıyor.

 VW’den sonra BMW hedefte

SEBEP ENERJİ POLİTİKALARI
Peki dizel yakıt ve dizel araçlar neden hep tartışıldı ve neden böyle bir skandal patladı. Çok şey yazıldığı çizildi ama dizelin hayatımıza bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı nasıl girdiğini pek kimse hatırlamaz. Şöyle bir dizel otomobillerin geçmişine baktığımızda bugün Türkiye dahil Avrupa’da satışlarda çoğunluğu oluşturması, tamamen enerji politikalarının bir sonucu. Çünkü 1997 yılında imzalanan ve 2005’te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü kapsamında 15 Avrupa Birliği (AB) ülkesi karbondiyoksit (CO2) salınımlarını 2005’e kadar 1990 seviyelerinden yüzde 8 düşüreceklerini, yani fosil yakıt tüketimini kısacaklarını taahhüt ettiler. Otomobil sektöründe bu taahhütün sonucu benzinden daha fazla enerji içeren ve dolayısıyla yakıt sarfiyatını düşürerek CO2 salınımını azaltan dizele kayma olarak kendini gösterdi. Benzin ve dizelin vergisiz fiyatları hemen hemen aynıyken, Avrupa Birliği benzine uygulanan vergi oranını yüksek tutarak pompada benzini pahalı, dizeli ucuz yakıt yaptı.

AVRUPA DIŞINDA DÜŞÜK
Sonuçta Avrupa’da 1990’ların başında trafiğe çıkan arabalar içinde dizel oranı yüzde 15 iken, 2000’lerin ortalarından itibaren yüzde 50’yi, 2010’larla birlikte yüzde 60’ları geçti. Fransa gibi bazı ülkelerde yüzde 80’e yaklaştı. Dahası, başta Volkswagen olmak üzere Avrupalı otomobil üreticileri, dizel teknolojilerine büyük yatırımlar yaptılar. Bu yatırımlar yüzünden zaten dizelin ölmesinin büyük bir felaket olacağına inanılıyor. Bugün Avrupa’nın dizel odaklı çevre politikası dünyada benzeri olmayan bir politika. Yılda 16 milyon otomobil ve hafif ticari araç satılan dünyanın en büyük ikinci otomobil pazarı olan ABD’de trafiğe çıkan her 100 arabadan sadece 3’ü dizel. Bu orana da son 5 yılda özellikle Volkswagen ve diğer Alman markalarla ulaşıldığını da unutmayın. Dünyanın en büyük otomobil pazarı olmaya aday Çin’de ise dizel yok sayacak kadar az seviyede.

 BMW HİSSESİNDE ŞOK DÜŞÜŞ

Dizel için ‘temiz’ lobisi
DİZELİ destekleyen politikaların bir süredir tartışıldığını kaydeden Enerji Piyasası Uzmanı Cüneyt Kazokoğlu şunları söylüyor: “Öncelikle yıllar içinde gelişen motor teknolojileri sayesinde dizel motorların benzine olan yakıt sarfiyatı avantajları eridi. Bu sayede dizelin CO2 salınımını azaltma avantajı kaybolurken, salgıladığı partiküller ve azot oksitlerin (NOx) insan sağlığını ciddi ölçüde tehdit ettiği daha fazla anlaşıldı. Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, 1998’de ilk defa dizel emisyonlarının kanserojen etkisini, “muhtemelen kanserojen” sınıflandırması ile vurguladı. Haziran 2012’de ise Dünya Sağlık Örgütü, yayınladığı bir bildiri ile dizel emisyonlarını “1. grup kanserojen” olarak niteledi. Otomobil üreticileri, bir taraftan AB nezdinde lobi yaparken, bir taraftan da dizel motorlara uygulanan partikül filtreleri ya da yakıt katkıları ile dizelin “temiz” imajını korumaya çalıştılar.

EURO 6’YA GEÇİLİYOR
Fakat ABD’de yapılan testlerde, otomobil kullanıcılarının aşina olduğu bir durumun, üreticinin duyurduğu yakıt sarfiyatı ile gerçek hayattaki yakıt sarfiyatı arasındaki farkın, NOx (azot oksit) emisyonları için de geçerli olduğunun farkına varıldı. Dahası, laboratuvarda ölçülen ve gerçek yakıt sarfiyatı arasındaki fark en fazla yüzde 30 seviyesindeyken, test edilen Volkswagen’larda laboratuvarda ölçülen ve gerçek NOx salınımları arasındaki farkın 35 kata kadar çıkabildiği tespit edildi. Bugün bildiğimiz, Volkswagen’in dünya çapında 11 milyon EA189 kodlu 4 silindirli dizel motorun yazılımına, arabanın emisyon testinden geçtiğini anlayan bir uygulama eklediği ve bu sayede testlerde NOx salınımlarını düşük gösterdiği anlaşıldı. Bu skandalın ABD’de ortaya çıkmasının önemli nedenlerinden biri ise ABD’de NOx salınım sınırının Avrupa’dan çok daha sıkı olması. Avrupa, bu aydan itbaren geçerli Euro 6 emisyon standardı ile otomobillerden NOx salınımlarını 80mg/km olarak sınırlarken, halihazırda ABD’de geçerli olan standart 70mg/mil, yani 43mg/km, Avrupa’nın neredeyse yarısı.

DÜNYA BU BOMBAYI KONUŞUYOR

Türkiye için de önemli bir süreç
VOLKSWAGEN skandalı Türkiye için de çok önemli. Çünkü çevre politikalarında Avrupa Birliği (AB) mevzuatını takip eden Türkiye de benzine uygulanan vergiyi yüksek tutarak dizeli destekliyor. En son Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine göre benzine uygulanan toplam vergi 2.9 TL iken, dizele uygulanan vergi 2.19 TL. Bunun sonucu olarak Türkiye’de 2000’lerin başında trafiğe çıkan her 10 arabadan 1’i dizel iken, 2015 yılının ilk 8 ayında satılan otomobiller için dizel oranı yüzde 61’i aştı. Geçen sene bu oran yüzde 63’ü bile aşmıştı. Türkiye’de Volkswagen grubu dizel otomobil deyince ilk akla gelen markalardan. Yine 2015 yılının ilk 8 ayında trafiğe çıkan 5 otomobilden 1 tanesi Volkswagen grubu aracı.

DİZEL AÇIĞI OLUŞTU
Uygulanan bu çevre politikası Türkiye’nin petrol ürünleri dengesini de etkiledi. Dizele kayış (ve LPG’nin de desteklenmesi ile) benzin tüketimi düşerken, dizel yakıt tüketimi 2001-2014 arasında ikiye katlandı. Türkiye benzin fazlası verip, dizel açığı büyüyen bir ülke oldu. Geçtiğimiz yıl Türkiye 12 milyon ton dizel ithal ederken 2 milyon ton benzin ihraç etti. Rafineri sektörü bu duruma dizel üretimini arttıracak yeni üniteler (Tüpraş) ve dizel odaklı yeni rafineri (Azeri SOCAR’ın İzmir’deki yeni rafinerisi) ile uyum sağlamaya çalışsa da, dizeli destekleyen çevre politikaları devam ettiği sürece arz talep dengelerindeki bozukluk devam edecek.


Skandal Hindistan ve  Avustralya’ya sıçradı

GEÇTİĞİMİZ hafta Volkswagen Grup tarafından yapıldığı tespit edilen ve dünya çapında büyük bir skandala imza atan hileli yazılım olayının ardı arkası kesilmiyor. Skandal dalgalar halinde Avrupa, Asya’ya hatta dün Hindistan ve Avustralya’ya kadar yayıldı. İlk skandal geçtiğimiz hafta ABD ve Kanada’da satışına sunulan araçların emisyon raporlarındaki tutarsızlık ile ortaya çıktı. Soruşturma komisyonu Volkswagen Grup’un ABD ve Kanada’da sattığı 2009 ve sonrası model dizel VW Jetta, 2010 ve sonrası model dizel VW Golf, 2010 ve sonrası model dizel Audi A3s, 2012 ve sonrası model dizel VW Beetle Convertibles ve 2012 ve sonrası model VW dizel Passat modellerinde kullanılan emisyon ölçüm yazılımının hileli olduğunu tespit etti. Kasti olarak gerçekleştirilen bu eylemde emisyon sonuçlarında araçların olduğundan daha az çevreyi kirlettiği hileli bir şekilde raporlandı. Skandal yöntem sayesinde Volkswagen ve Audi’nin söz konusu modelleri, limitlerin altında çevre kirliliği gösteriyor denerek bahsi geçen ülkelerde satışa çıkarıldı. Geçen hafta büyük skandal su üstüne çıktığında toplam 500.000 araç Volkswagen Grup tarafından geri çağrıldı. Olaylar dalgalar şeklinde yayılmaya devam etti. ABD ve Kanada’dan sonra tüm dünyada 11 milyon aracın bu durumdan etkilendiği ortaya çıktı ve Volkswagen Grup CEO’su Martin Winterkorn 10 yılı aşkındır sürdürdüğü görevinden istifa etti. Yapılan hileli emisyon manipülasyonu yüzünden çok büyük ceza yemesi beklenen Alman otomobil devi, Winterkorn istifasından sonra borsada düşüşe geçen hisseler ile de ciddi şekilde zarar ediyor.


Skandal süreç nasıl oluştu?
Mayıs 2014: West Virginia Üniversitesi Alternatif Yakıtlar, Motor ve Emisyon kurumu, Uluslararası Temiz Hava Sahası ve Taşımacılık komisyonu tarafından görevlendirildi. Ekip, iki modelin bir önceki raporlardan daha fazla hava kirliliğine sebep olduğunu raporlardı ve Kaliforniya Hava Kaynakları Kurumu ile Çevre Koruma Birliği’ni uyardı. Bu iki model 2012 Jetta ve 2013 Passat idi. Aynı testten BMW’nin X5 modeli SUV’u sorunsuz olarak nitelendirildi.

 

Temmuz 2014: İlk soruşturma açıldı. Volkswagen durumu bir bakıma örtbas etmek istedi. Ortaya çıkan tutarsız test sonuçlarının kullanıcı odaklı oluşan arızalanmalar sebebiyle olabileceğini ileri sürdü ve bütün sorumluluğu araç sahiplerinin üzerine yıktı.

Aralık 2014: Volkswagen soruşturması büyümeye devam etti. Volkswagen Grup emisyon testlerinde sorun tespit edilirse ve bu bizden kaynaklanırsa bahsi geçen 500.000 aracı seve seve geri çağırabiliriz açıklamasında bulundu.

6 Mayıs 2015: Kaliforniya Hava Kaynakları Kurumu ve Çevre Koruma Birliği’nin ortak yürüttüğü soruşturmanın test sonuçları asıl gerçeği ortaya çıkardı. Hem laboratuvar ortamında hem de normal yolda seyir halinde yapılan testlerin sonuçlarına göre araçların bu denli yüksek emisyon sonuçları vermesi anormal karşılandı. Volkswagen Grup’un 500.000 aracı geri çağırabiliriz vurgusu tek taraflı çıkar olarak nitelendirildi. Hatalar kullanıcı odaklı değil geliştirici odaklıydı.

Haziran 2015: Testler devam ettikçe vahim sonuç ortaya çıktı. 2015-2016 model araçların bu duruma göre normal olduğu fakat bahsi geçen modellerde bariz bir şekilde manipülasyon yapıldığı ortaya çıktı. Yapılan hileli sonuçlandırma kanıtlandı. Metodlar masaya yatırıldı ve Volkswagen Grup’tan bir açıklama, bir itiraf beklendi.

3 Eylül 2015: Volkswagen Grup’un üst düzey yetkilileriyle yapılan toplantıda araçlara emisyon ölçümünü yanıltmak için “defeat device” denilen hileli yazılımın kullanıldığı itiraf edildi.

18 Eylül 2015: Kaliforniya Hava Kaynakları Kurumu ve Çevre Koruma Birliği Volkswagen Grup’un yaptığı itirafı da çalışma raporlarına ekledi. Dosyayı sonuçlandırdı ve ABD Çevre Bakanlığı’na iletti. ABD ve Kanada hükümetleri soruşturma için bakanlıklar ortaklığı ile komisyon kurdu ve Volkswagen Grup’u çevre kirliliğine sebep olan araç üretmekten, hileli ve yanıltıcı yönetmlere başvurmaktan, son kullanıcı ve hükümetleri kandırıcı eylemlerden suçlu bularak araç başına 37.500 dolar ödemek suretiyle maddi ceza yaptırımı uyguladı.

Defeat Device nasıl çalışır?

Defeat Device dediğimiz yazılım hilesi, araçların dyno testinde kullanılıyor. Emisyon ölçümlerini en isabetli şekilde raporlamanın yolu araçların dyno ortamlarında gösterdiği egzost/gaz salınımlarını ölçmektir. Buna göre Defeat Device dediğimiz araç, aracın ECM (Elektronik Kontrol Modülü) içerisine yerleştiriliyor. Defeat Device, ECM üzerinden emilimi ölçen cihaza erişime yetisine sahip. Bu şekilde hileli yazılım sayesinde sonuçları manipüle edebiliyor.

Mercedes: Güveniyoruz
Volkswagen Grup tarafından gerçekleşen bu büyük skandalın ardından Kaliforniya Hava Kaynakları Kurumu ve Çevre Koruma Bİrliği ABD sınırları içerisinde bulunan şüpheli gözüktüğü gerekçesiyle Mercedes, BMW, KIA, Toyota ve Mazda modellerini de teste aldı. Defeat Device kullandığı şüphesiyle laboratuvara sokulan araçların şu sıralar emisyon ortamında tekrar gözden geçiriliyor. Mercedes; “Volkswagen Grup’un kullandığı yöntem etik dışı. Böylesi bir manipülasyona göz yummak markamızı zedeler. Araçlarımıza güveniyoruz.” açıklamasında bulundu.

eozpeynirci@hurriyet.com.tr

"""""

Kaynak hurriyet internet

http://m.hurriyet.com.tr/Haber?id=30162266


Sent from my iPhone using Tapatalk

Çevrimdışı alisto

  • In Production
  • **
  • İleti: 172
  • Yer: İstanbul
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Haz 2013
« Yanıtla #26 : 26 Eylül 2015, 12:01:44 »
isviçre'de vw'in  bazı dizel modellerinin satışı yasaklanmış..

http://m.milliyet.com.tr/isvicre-konfederasyonu-volkswagen/ekonomi/detay/2122861/default.htm

edit : düzeltme

« Son Düzenleme: 26 Eylül 2015, 17:05:34 Gönderen: alisto »
Giulietta 1.4 TCT
Golf 7 DSG TDI

Çevrimdışı tismo

  • In Production
  • **
  • İleti: 205
  • Üyelik Tarihi: Ksm 2011
« Yanıtla #27 : 26 Eylül 2015, 16:12:45 »
Anladığım kadarıyla komple VW satışı değil sadece dizel modellerinin satışı. Yanlış anlaşılma olmasın.

Çevrimdışı revivo73

  • Transport
  • ****
  • İleti: 854
  • Yaş: 45
  • Yer: Bursa
  • Cinsiyet: Bay
  • Mazda RX-8
  • Üyelik Tarihi: Şub 2013
« Yanıtla #28 : 28 Eylül 2015, 23:40:23 »
Bursa

Çevrimdışı ΤενҒіκ Έʀκ

  • ADMINISTRATOR
  • Scirocco Gurusu
  • *****
  • İleti: 8844
  • Yaş: 49
  • Yer: TEKIRDAG
  • Cinsiyet: Bay
  • Üyelik Tarihi: Ara 2010
    • www.sciroccom.com
« Yanıtla #29 : 29 Eylül 2015, 11:11:08 »
Harika bir yazı
http://medyascope.tv/2015/09/29/auf-wiedersehen-das-auto/

Auf Wiedersehen, Das Auto
ERHAN ERKUT29 EYLÜL 2015  YAZILAR
Facebook1
Twitter
Google+
Email
Auf Wiedersehen, Das Auto

Erhan Erkut, Eylül 2015

Geçtiğimiz hafta içinde patlak veren Volkswagen skandalı gözlemleyebildiğim kadarıyla ülkemizde pek ses getirmedi. Kanımca bu olay son yılların en büyük kurumsal depremlerinden birisidir ve genelde tüm toplum ve özelde de işletme fakültesi mensupları için önemli bir ders niteliğindedir. Üç ayrı üniversitede işletme fakültesi dekanlığı yapmış birisi olarak bu konunun ülkemizde daha fazla yazılıp çizilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Özetleyecek olursak, geçtiğimiz hafta içinde dizel yakıt ile çalısan Volkswagen araçlarına Amerika’daki Çevre Koruma Ajansı’nın (Environmental Protection Agency, EPA) emisyon

testlerini yanıltmaya yönelik bir yazılım yüklendiği ortaya çıktı. Volkswagen hisseleri 3 gün içinde %30’un üzerinde değer yitirdi ve CEO Martin Winterkorn istifa etti(rildi).

Volkswagen satışları 2010 yılında 127 Milyar Euro iken 2014 yılında 203 Milyar Euro’ya çıkmış ve şirket sattığı yıllık 10 Milyonun üzerinde otomobil ile Toyota’nın hemen arkasında dünyanın 2 numaralı otomobil üreticisi konumuna gelmişti. Nisan 2015’te 75 Milyar Euro olan şirket değeri, patlak veren skandalın ardından Eylül 2015’te 32 Milyar Euro’ya geriledi.

Hitler tarafından halka ucuz otomobil temini amacıyla kurulmuş olan Volkswagen (Almanca’da “halkın arabası” demektir) hisselerinin %50.7’si Porsche ve Piech ailelerinin. İkinci büyük ortak %20 ile Aşağı Saksonya eyaleti, üçüncü büyük ortak ise %17 ile Katar Holding. Diğer hissedarların toplam payı sadece %12.3. Yani şirket sözde halka açık bir şirket ama aslında bir aile şirketi. Tabii bu şirketin yönetimini ciddi biçimde etkiliyor.

Şu anda toplam kaç araçta bu emisyon saklama yazılımının kullanıldığı bilinmiyor. Fakat toplamın 11 Milyon olması ihtimali var ve bu araçlar atmosfere yılda 1 Milyon ton civarında nitrojenoksit saçıyor olabilirler. Çevreye çok ciddi zarar verme potansiyeli olan bu bilinçli sahtekarlığı ortaya çıkaran ise EPA değil, West Virginia Üniversitesi ile küçük bir STK olan International Council on Clean Transportation. Üniversitede yapılan testlerde dizel VW Jetta’nın nitrojen-oksit çıktısının EPA’nın kabul edilebilir seviyesinin 15 ila 35 defa üzerinde olduğu tespit edilmiş.

Dikkat edin, yukarıda %15-%35 üzerinde demedim: 15 ile 35 katı dedim! Yani çok ciddi bir çevre

kirletme vakası ile karşı karşıyayız. Bu konuda attığım tweet’lere gelen cevapların bazıları ülkemizdeki aymazlığı güzel özetliyordu. Mesela bir takipçim, bu vesile ile daha fazla aracın Türkiye’ye gönderileceğini ve daha az sıra beklemek zorunda olacağımızı yazdı. Tam da tüm dünyadaki tüketicilerin “alın bu pis arabalarınızı başınıza çalın, hem beceriksizsiniz hem de yalancı!” demesi gereken bir ortamda. Maalesef ülkemizde ne çevre bilinci ne de iş ahlakı bilinci olması gereken yerde. Öğretmen olarak bizim işimiz de bunu değiştirmeye çalışmak.

Volkswagen’in bu kasıtlı saklama ve yanıltma operasyonu, işletme programlarında finans, pazarlama, sürdürülebilirlik, kurumsal sosyal sorumluluk ve liderlik üzerine anlatmaya çalıştığımız şeyler ile taban tabana zıt. Maalesef işletme programlarında şirketlerin tek hedefinin hisse değerini olabildiği kadar yükseltmek olduğu öğretildiği sanılıyor. Bu doğru değil. Şirket yöneticilerinin 3 alana birden dikkat etmesi gerekiyor: insanlar, dünya ve
karlılık. Uzun vadede şirketin değerini yükseltebilmek için şirketin verdiği kararların bireyler (hem çalışanlar hem de tüketiciler) ve çevre üzerindeki etkilerini göz önüne almak gerekli. Kısa vadeli kar için insan ve çevre unsurlarını göz ardı eden şirketler bu hatalarının cezasını uzun vadede öyle ya da böyle öderler. Tüm yöneticilerin kısa dönem odağının çekiciliğine kapılmayıp uzun dönem için yönetmesi, tüm yönetim kurullarının da yöneticilerinden bunu talep etmesi gerek. Odak bir sonraki çeyrekteki karlılık değil şirketin yüzyıl sonra nerede olacağı olmalı.

Kanımca şirketlerde çalışanların büyük bir kısmı iyi niyetli ve ahlaklı kişiler. Aralarında kısa yoldan köşe dönmeye çalışan fırsatçılar da var tabii. Volkswagen’in bu sistemik sahtekarlığının yıllardır sürüyor olması kurum kültüründe ciddi bir sorun olduğunun da bir göstergesi. Sorun sadece kendini kanunun üzerinde gören birkaç çokbilmiş mühendiste değil. Bu mühendislerin kurgusunun ortaya çıkmasını engelleyen kurum kültüründe. Dünya devi bir şirketin CEO’sunun çıkıp da bunlardan haberinin olmadığını söylemesi çok çarpıcı. Bence Winterkorn’un aldığı maaşı geri vermesi gerekiyor. Hiç mi aklına gelmedi acaba fabrikadan çıkan birkaç araca rassal olarak emisyon testi yaptırmak? Bir şirkette kalite ve güvenin baş sorumlusu tabii ki CEO’dur.

En azından, öğretmenlik yaptığım işletme fakültelerinde üzerinde en çok durduğumuz konunun karlılık değil sürdürülebilirlik olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Sürdürülebilir kurumlar ekonomideki periyodik dalgalanmaların ve şokların üstesinden gelebilirler. Bağışıklıklarının temel nedeni çalışanları, müşterileri, bulundukları yerleşim merkezleri ve çevre ile kurdukları ilişkilerdir. Bir kurumu sürdürülebilir kılmak için kısa vadeli çıkarlar ile uzun vadeli çıkarlar çeliştiğinde, kısa vadeli çıkarın çekiciliğine kapılmayıp uzun vadeli bakış açısını sürdürebilmek gerekir. Devletin bir kurumunu (ve dolayısıyla toplumu) aldatmanın kısa vadede karlı olsa bile uzun vadede sürdürülebilir olmadığı çok açıktır. Kısa vadeye odak ekonomik açıdan da çok yanlış olmakla birlikte, maalesef kötü yönetilen kurumlarda sıkça görülen bir sorundur.

Peki bu kurumsal skandalın ne türlü sonuçları olacak? Burada bireysel tahminlerimi veriyorum. Yatırım önerisi olarak değerlendirilmemesini rica edeceğim.

1) Volkswagen hiç şüphesiz işletme fakültelerinde birçok derste “şirket nasıl yönetilmez” örneği olarak yıllarca kullanılacaktır. Bu kara leke şirketin üzerinden kolay kolay kalkmaz. Bu tür

ahmaklıkların tekrarını önlemenin en iyi yollarından birisi unutulmamalarını sağlamaktır. Bu konuda işletme fakültelerinin üzerine düşeni fazlasıyla yapacağına eminim. Bunun yanında profesyonel yetiştiren tüm fakültelerde (mühendislik, mimarlık, tıp, hukuk vs.) de iş ahlakı dersleri verilmesi, bu ve benzeri vakaların bu derslerde kullanılması gerektiğini düşünüyorum.

2) Volkswagen hisselerinin bu kadar hızlı ve çok düşmesinin iki nedeni var: I. EPA’nın vermesi beklenen ceza (18 Milyar dolar olabilir), II. Şirketin prestij kaybı. Kanımca hisse düşüşü verilecek cezayı şu anda fiyatlandırdı ama prestij kaybının doğru değerlendirildiğine emin değilim. Şirket

kendi kazdığı bu kuyudan çıkmak için çok uğraşacak ve ciddi kaynaklar kullanacak. Yani değer kaybının sürebileceğini düşünüyorum. Ayrıca, Volkswagen iki türlü ceza alacaktır: a) çevre kirletme cezası, b) sahtekarlık cezası. Şu anda odakta ABD olmakla birlikte, satış yapılan tüm ülkelerde (Türkiye dahil) davalar açılabilir. Toplam ceza miktarını öngörmek kolay değildir. Bu boyutta bir skandal dünyanın en büyük şirketini bile gömebilir.

3) Bu sahtekarlığın bu kadar uzun süre ortaya çıkmamış olması Volkswagen’de çok ciddi bir yönetişim sorunu olduğunu gösteriyor. Şirket eğer temizlenme konusunda ciddi ise, tüm organizasyonel yapısını gözden geçirmeli ve gereken kontrol mekanizmalarını devreye almalı. Sadece CEO’nun istifası kesinlikle yetersiz. CEO istifa ederken olanlardan haberdar olmadığını söyledi. Peki haberdar olanlar kimler? Hepsinin tazminatsız işten çıkarılmaları ve savcılık tarafından hepsine dava açılması gerekir.

4) Kanımca sorun şirketin dışa kapalı yapısı ile yakından ilişkili. İlk attıkları adım, sahiplerin konuyu yeterince ciddiye almadıklarını gösteriyor sanki. Winterkorn gitti, yerine Porsche’nin başındaki Mueller geldi. Halbuki şirketi gerçekten değiştirmek isteseler idi dışarıdan (mesela Toyota’dan) bir CEO getirirler ve yönetişimi dönüştürebilecek birisini seçerlerdi. Mümkün olur mu bilmiyorum ama bence yapılması gereken, Porsche ve Piech ailelerinin hisselerinin bir kısmının satışa zorlanması ve şirket üzerindeki mutlak tahakkümlerinin kırılması. İkinci büyük ortak, bir eyalet olduğundan (dolayısıyla halkı temsil ettiğinden) bu ortağın şirkette ciddi bir yeniden yapılanmayı zorlamasını ihtimal dahilinde görüyorum.

5) Skandalın derinliğini bilmiyoruz. Derinleşirse Volkswagen’in parçalanma ihtimali bile
olabilir. Tahminim, Volkswagen daha az merkezi bir yönetişime geçecek ve hem alt markalarına hem de ulusal dağıtım firmalarına daha fazla yetki ve sorumluluk verecektir. Ayrıca bu skandaldan sonra tüm dünyanın gözü araç emisyonlarında olacaktır ve başka firmaların da benzeri uygulamaları ortaya çıkabilir. Eğer bu olursa, fosil yakıtları ile çalışan araçlara farklı gözle bakılmaya başlanabilir ve tüm dünyada alternatif yakıt ile çalışan araçlara yönelik AR-GE faaliyetlerine hız verilebilir. Kanımca bu skandalın dünya için en iyi sonucu da bu olur.

6) Bu skandalda ciddi yara alan bir kurum da EPA olmuştur. Burnunun dibindeki rezaleti 6 yıl boyunca gözden kaçıran bu regülatörün işini doğru yapmadığı çok nettir. Volkswagen ile birlikte EPA’da da yeniden yapılandırılması gerekir. EPA’nın yanlışlarını herkes biliyor. Örneğin şehir içi ve şehir dışı testleri yaptıktan sonra, aracın kullanımının yarısının şehir dışında olacağını varsayıyorlar (bunu İstanbul’da anlatsınlar da gülelim). Yakıt testi yaparken sürücülerin saatte 80 km hızla gideceğini varsayıyorlar ama ortalama sürücü saatte 120 km ile gidiyor. Ayrıca, yakıt

tüketimi testlerini laboratuarda yapıyorlar ve gerçek hayat koşullarında EPA’nın önerdiği yakıt etkinliğine ulaşmak mümkün değil. Örneğin 2013’te EPA yeni çıkan Ford Fusion hibrid aracın bir litre benzin ile 20 km gidebileceğini iddia ettikten sonra, dünyanın önde gelen tüketici avukatı dergisi Consumer Reports’un testlerinde araç ancak 16,5 km gidebildi; Car and Driver dergisinin testinde ise 14,9 km gidebildi. Özetle, kanun yapıcı çevreyi korumak için kanun yapıyor ama regülatör ölçmesini beceremiyor. Dolayısıyla toplum taşıtların sebep olduğu çevre kirliliği konusunda aldatılıyor. (Burada, hava kirliliğinin aşaği yukarı yarısının ulaşımdan kaynaklandığını da belirtmek gerekir.) EPA’nın araç testlerinin değiştirilmesi gerektiği açıktır.

7) Gözden kaçan bir konu, bu skandalı bir üniversite ile bir STK’nin ortaya çıkarmış olduğudur. Kanımca üniversite ve STK’lere şirketlerin her konuda denetlenmesi için daha fazla fırsat verilmelidir. Devletin regülatörünü çeşitli baskılarla ikna etmek mümkün olabilir ama onlarca üniversite ve STK’yi ikna etmek daha zordur.

8) Volkswagen’in bu rezaletin etkisini azaltmak için neler yapacağı merak konusudur. Eğer dışarıdan (devlet tarafından) bir zorlama olmaz ise ciddi bir reorganizasyon olmayabilir ama en azından çok kapsamlı bir geri çağırma politikası uygulamak zorunda kalacaklar ve belki de milyonlarca araçta bazı değişiklikler yapacaklardır. Bu aslında hızlı inovasyon için bir fırsat olabilir. Şirket kendini kurtarmak için tüm kaynakları harekete geçirecek ve emisyon azaltıcı araştırmaya öncelik verecektir. Bunun yanında, şirket ciddi bir iletişim kampanyası da

kurgulayacaktır. Benim beklentim suçu kabullenen ve özür dileyen çarpıcı bir
kampanyadır. Kanımca Volkswagen skandalı işletme ve mühendislik fakültelerine olduğu kadar iletişim fakültelerine de malzeme üretecektir. 2014 “Sürdürülebilir Değer Artırımı” raporunda şunları yazan Volkswagen kurumsal iletişim biriminin inandırıcı olmak için çok uğraşması gerekecektir: “Biz işimizi sorumlulukla ve tüm değer zincirimizde uzun vadeli bir perspektif ile yapıyoruz. Bundan herkes -müşterilerimiz, çalışanlarımız, çevre ve toplum- yararlanacaktır.”

9) Bu olaydan çıkarılması gereken bir ders de, topluma karşı işlenen suçların er veya geç gün ışığına çıkacağı gerçeğidir. Tüm hırsızlar ve ahlaksızlar günün birinde hesap
vereceklerdir. Herkesi her zaman aldatmak mümkün değildir. Günün birinde Volkswagen yöneticilerinin düştüğü duruma düşmek istemeyenlerin yapması gereken bellidir: çalmayacaksın, yalan söylemeyeceksin, aldatmayacaksın.

10) Kişisel bir söylem ile bitireyim: Eğer ciddi bir suçu kabullenme, yaratılan çevre tahribatını karşılamaya yönelik hatırı sayılır adımlar, ve benzer suçların tekrarlanmamasını garanti edecek bir yeniden yapılanma olmaz ise bundan sonra benim hiçbir Volkswagen ürünü satın almam mümkün değildir. Bugünkü şartlar altında benim için bu şirket bitmiştir. Umarım başka tüketiciler de benim gibi davranır da ahlaksızlık hak ettiği cezayı bulur. Auf nie mehr Wiedersehen, Volkswagen.